İşlet(e)meyenler…

”Ah ulan!. Ben olsam burayı nasıl işletirim var ya!..” Bu laf belki de çoğumuzun hayatımız boyunca en az bir kez kullandığı bir laftır. Ben mi? Nerdeyse her gün söylüyorum bu lafı.
Zira evime giden yolun üzerinde bir işletme var ki beni çıldırtıyor. Her seferinde, bahsettiğim mekanda oturan bir abiyi sıkıntılı sıkıntılı armut koltuklarının üzerinde otururken – bazen yatıyo – görmek beni strese sokuyor. Neden mi? İşletme yer olarak son derece şanslı bir yerde.  Adanalı olanlar iyi bilir, Beyazevlerin Duygu Cafeye çıkan yolu üzerinde solda. Şöyle izah edeyim. Beyazevlerden – ki en fazla öğrenci yaşayan mahalledir – barajyoluna, çarşıya, t.özal’a, mavibulvar’a, duygu cafeye çıkmak istiyorsanız en mantıklı yol bu şapşal işletmenin bulunduğu yoldur.

Günlük önünden geçen o kadar potansiyele rağmen amcalar göbek büyütmeye devam ediyor. İşletme sanki ‘ya bi dur gelme de kafa dinleyek’ der gibi bi halde. Oysa açık hava olması ve geniş bir yer olması artı bir avantajken, işletme sahibi masaları dahi değiştirmemiş. Hala 80 döneminden kalmış masaları kullanıyor. Onlarda taranan kahvehanelerden alınmış adeta:) 

Bilirsiniz Adananın bicisi meşhurdur. Ve akşam saatlerinde en işlek yer de barajyolunda duygu cafe civarıdır. Ama ben akşamları bir tane bici içen görmedim burada. Neyse gelelim ben başbakan olsam ne yapardım? Aman ne başbakanı Allah korusun:)

  • Bu işletmenin ilk yapması gereken şey masalarını – sandalyelerini yenilemesi. Oturduğunda saatlerce kalkmak istemeyecksin o tarz. (İşletmede konfor)
  • Sonra çimleri yenileyecek ve armutlar koltukların sayısını arttıracak. O saçma sapan ışıklandırma yerine beyaz ışık kullanarak şık bir tasarımla ışıklandırma yapacak. Yerlere küreler koyarak olabilir. Güzel bir isim bulup, vay be derirten bir tabela asacak. (İşletmede vizyon)
  • Ön giriş kapısı tarafına araba park etmeyi yasaklayacak. (İşletmede farkedilirlik)
  • Büfeyi genişletip farklı bir tarzda yapılandıracak. Örneğin isme bağlı olarak otobüs şekli verilebilir. Veya daha orjinal bir tasarım. (İşletmede farklılık)
  • Menüsüne yakın civarda hiç bulunmayan bir çeşit ekleyecek. Mesela yengen,tost,muzlu süt yapan biryer yok baraj yolunda. En yakını Gazipaşada Kazım büfe. (İşletmede çeşitlilik)
Son olarak reklam yapacak. Ağırlıklı kitle tabii ki öğrenciler olacak. Reklam ile alakalı detayları başka bir yazım da tartışırız inşallah. Bu arada bir gün Barajyolundaki Değirmen isimli pastanemsi şeyin işletmecisine de dayanamayıp sayacam aklıma gelenleri. Bir işletme bu kadar kötü işletilemez ya… Ah ulan!. Ben olsam burayı nasıl işletirim var ya 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir